25 Eylül 2007 Salı

Kağıt Piller Geliyor




Bilim insanları, uzaktan bakıldığında sadece bir kağıt parçasına benzeyen bir pil geliştiriyor. Kağıt pil, üç yıl içinde satışa sunulabilecek.
LONDRA - Son yıllarda tüm elektronik araçlar görülen küçülme, güç kaynaklarında yani pillerde geliştirilmiyordu. Ancak ABD’li bilim insanları, yeni araştırmalarıyla buna son vermeye hazırlanıyor.
Kağıdı küçük bir karbon tüpün içine koyan araştırmacılar, kağıtta enerji saklanmasını sağladılar.
Fakat her pil gibi, kağıtta da bir elektrik ileticisine gereksinim duyulunca, araştırmacılar mekanizmanın harekete geçebilmesi için, insan kanı, teri veya idrarının işe yarayabileceğini keşfettiler.
Geliştirilen ince ve küçük bir pil, diğerlerine göre daha esnek bir yapıda. Araştırmayı yürüten uzmanlardan Doktor Robert Linhardt, kağıt pilin başka alanlarda ve farklı ortamlarda da kullanılabileceğini söylüyor.
Pilin esnek görünmesinin yanında asıl avantajının, çok farklı sıcaklıklarda da kullanılabilmesi olduğunu belirten Doktor Linhardt, “Cihazı, son derece sert iklim koşullarında da kullanmamıza olanak sağlıyor. Gerçekten onu uzayda da kullanabiliriz, çölde de, kutuplarda da…” dedi.
Araştırmacılar kağıt pille çalışan ürünlerin üç yıl içinde satışa sunulmasını bekliyor. Kağıt pilin, kalp atışlarını düzenleyen cihazlarda dahi kullanılabileceği belirtiliyor.

Google’ın Başarı Öyküsü



Hedeflenip gerçekten istenildiğinde başarmanın bir çok yolundan birini keşfedebileceğimize dair güzel ve gerçek bir başarı öyküsü.


İşte size Google´nin başarı öyküsü..


1938 Yılıydı. AMERİKALI Matematikçi Edward Kasner mesai bitiminde evine geldi. Kapıda uzun zamandır göremediği 9 yaşındaki yeğenini görünce Kasner’in yorgunluğu bir anda dağıldı. Bütün sevgi Ve şefkatiyle yeğenine sarıldı. Yeğeniyle şakalaşan Edward sordu: “Söyle bakalım sana çok büyük bir rakam versem, onu tanımlayan bir kelime uydur desem, bana ne dersin ?”


Çocuk biraz düşündü sol gözünü biraz kırparak: “Googol!” dedi. Kasner bir anda bu kelimeye ısındı ve sempatik buldu. Böylece “10 Üssü 100 E” Googol adını verdi. UZUN BİR ZAMAN SONRA BAŞKA BİR MATEMATİKÇİ BENCE “10 ÜSSÜ 100 E GOOLPLEX” demek daha mantıklı ve hoş geliyor, dedi. Yeni isim çoğu kişi tarafından benimsenince artık böyle söylenmeye başlamıştı.



Aradan yıllar geçti. Stanford Üniversitesi Matematik Bölümünde okuyan Sergey Brin ve Larry Page öğrencilik yıllarında bu okulda tanışıp birbiriyle arkadaş oldular. İki arkadaş oldukça iyi anlaşıyorlardı. Onların ortak bir noktaları da derslerden aldıkları notların yüksekliğiydi. Okul arkadaşları ayrılmaz ikiliye “İki Kafadar” dahi diyorlardı.


Bir gün bu iki samimi arkadaş konuşuyorlardı.


-Biliyormusun Sergey ne düşünüyorum? Okulu bitirince birlikte iş kuralım. Beraberce bir çok şeyi başarırız ne dersin??


-Haklısın Larry. Seninle aynı fikirdeyim??


Nihayet okul bitti. Yeni mezun iki mühendis sektörde boşluk olan bir işi yapmak istediler. İnternette o sıralar arama motorları yetersizdi. Bu alan oldukça cazipti. Ama 2 gencin finansı sağlayacak yeterli birikimleri yoktu.


İki zeki adam bize kim yardımcı olur diye konuşurlarken? Akıllarına çok parlak bir fikir geldi. Kendileri fibi Stanfod mezunu olan amerikalı bir işadamına gitmek? Bu adam varlıklı ve bilişim sektörünün Öncülerinden ANDY BECHOLSHEİM?di.


Ona projemizi anlatalım, şansımızı deneyelim. Anlatmakla ne Kaybederiz? diye kendi aralarında fikir yürüten iki arkadaş soluğu ünlü iş adamının evinde aldılar. Fakat defalarca ona ulaşamadılar.


Bir gün iki genç umutsuzca yine Mr. BECHOLSHEİM?ı sorarlarken arkalarından gelen bir ses “buyurun benim” dedi.


Şaşırdılar günlerdir konuşmak için çabaladıkları adamın karşılarındaydılar. Fırsatı değerlendirip 15 dakika boyunca nefes almadan anlattılar.


-Bitti mi??


Gençler elleri boş Döneceklerini anlayıp, üzgün bir yüz İfadesiyle…


-Evet efendim, bitti!? dediler.


Mr.BECHEOLSHEİM sözü aldı: ?Konuşmlarınız bana çok inandırıcı geldi. Şimdi size 100.000 dolarlık bir çek imzalıyorum. Haydi gerçekleştirin söylediklerinizi!?


Çok sevinerek işe koyulan iki genç ilk olarak kendileri de “Matematikçi” oldukları için, dahi bir matematikçinin anısına ; onun bulduğu “Googol” adında karar kıldılar. Daha sonra siteyi “Goolplex” diye adlandırmak onlara daha hoş geldi. Daha sonra ise telefuzdaki zorluk nedeniyle “Google” olarak değiştirilen site günümüzde “bir numaralı” arama motorudur.


84 Milyon Dolarlık Porno Filtreleme Programını 30 Dk Kırdı



Avustralya Hükümetinin yaptırmış olduğu 84 milyon dolara mal olan Pornografik öğeleri engelleyen filtreleme sistemi 16 yaşındaki Tom Wood tarafından 30 dakika içinde kırıldı.

Bilgisayar incelendiğinde porno filtresi aktif görünse bile aktif olmuyor.Aile tarafinda kontrol edilen bilgisayar gezilmiş bilim sitelerini görüyor.
Kaynak : http://www.bildirgec.org/yazi/84-milyon-dolarlik-porno-filtresini

Devlet Siteleri Delik Deşik



Türk hacker grupları, devlet sitelerinin açıklarını kontrol etti. Sonuç, içler acısı. İşte güvenlik açığı bulunan devlet siteleri ve hacker grubunun bu sitelere bıraktığı uyarı.


Hacker‘lar, iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere uygulamalarını icra ediyorlar. Bu ünlü gruplar arasında bulunan CyberProtest ekibi, devlet sitelerini dışarıdan ve içeriden gelebilecek sanal saldırılara karşı ne kadar güvende olduklarını test etti. Aşağıdaki listede bulunan devlet sitelerinde halen güvenlik açıkları olduğundan dolayı, grup tarafından değişiklikler yapılarak zarar verilmeden uyarı mesajı yayınlanıyor.


Gedikli Siteler



Bakan, “Saldırın” Demişti!


Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım‘ın “Tüm hacker’ları devlet sitelerine saldırmasını bekliyoruz. Saldırsınlar ki nerde açığımız olduğunu bulalım” diye yaptığı açıklamanın ardından, hacker grubundan böyle bir mesajın gelmesinden sonra neler yapılacağı merak konusu.


Kaynak : SDN

Türk Telekom İnternet Altyapısını Yeniliyor



Türk Telekom, 2 milyon IP DSLAM portuyla internet erişim altyapısını yeniliyor. Bu sayede 20 megabitin üstünde bir hızla internet bağlantısının yanı sıra canlı sayısal TV yayını, isteğe bağlı içerik teslimi, IP telefon gibi hizmetleri sunabilecek.


İSTANBUL - Türk Telekom’dan yapılan yazılı açıklamada, şirketin yaklaşık 110 milyon Euro’luk yatırımla internet erişim altyapısını yenilediği ve 2 milyon IP DSLAM port ilavesi yaptığı bildirildi. Açıklamada, Türk Telekom’un, IP DSLAM adı verilen yeni nesil internet erişim cihazları sayesinde 20 megabitin üstünde bir hızla internet bağlantısının yanı sıra canlı sayısal TV yayını (Broadcast TV), isteğe bağlı içerik teslimi (Video on Demand), IP telefon ve yüksek kalitede video konferans gibi hizmetleri sunabileceği kaydedildi.



Türk Telekom’un, söz konusu yatırımda Alcatel-Lucent, Huawei, Meteksan Sistem ve ZTE Corporation ile işbirliği yaptığı, bir süre önce düzenlenen imza töreniyle erişim altyapısı yenileme çalışmalarına başlandığı belirtildi.


Açıklamada, yeni nesil internet erişim cihazları olarak bilinen IP DSLAM ile erişimin IP üstüne yoğunlaşacağı, üçlü oyun olarak tanımlanan bir sistem kapsamında ses, veri ve görüntü bir araya gelerek tek bir kanaldan iletilmeye başlanacağı ve multimedya içeriği ile zenginleşen iletişim imkanlarının kişiye özel iletişimle farklılaştığı ifade edildi.


Ses, veri ve görüntünün üçlü oyun (Triple Play) adı altında birleşmesiyle, internet üstünden TV yayınlarının mümkün olması (IPTV), istenen anda istenen video içeriğine internet üstünden ulaşılması (Video on Demand), internet üstünden telefon konuşmalarının yapılmasının (VoIP) sağlanacağı belirtildi.


Yeni IP teknolojilerinin yeni nesil ağlar (NGN), üçüncü kuşak mobil haberleşme hizmetleri ve IPTV taşıyıcı ağı için sağlam bir temel sağladığı, geleneksel DSL teknolojilerinin kısıtlarını ortadan kaldırdığı kaydedildi.


Açıklamada, konuya ilişkin bir değerlendirme yapan Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Celalettin Dinçer, IP DSLAM teknolojileri sayesinde ADSL2 ve VDSL2 gibi saniyede 20 megabitin üstünde geniş bant internet teknolojilerinin kullanıcılar tarafından kullanılmaya başlanacağını ifade ederek, “Kullanıcı tarafında büyük bir çoğunlukla yatırım yapmayı gerektirmeyen bu sistemler sayesinde farklı hizmetler sunulabilecek” dedi.



Turkcell’liler Artık Uçaklarda Konuşabilecek



Turkcell, İsviçre merkezli ONAIR ile imzalanan uluslararası dolaşım (roaming) anlaşması çerçevesinde, Türkiye’de ilk kez abonelerine havada da cep telefonları ile konuşma olanağı sunuyor. Turkcell aboneleri bundan böyle uçakla seyahat ederken de sevdikleriyle konuşacak, işlerini aksatmadan yürütebilecek, hayata bağlanacak.


Yaptığı uluslararası dolaşım (roaming) anlaşmaları ile yurtdışı kapsamasını her geçen gün genişleten, dünyanın pek çok ülkesini ve okyanusları kapsayan Turkcell, mobil iletişim hizmeti sunan uydu tabanlı ONAIR operatörü ile uçakla seyahat eden abonelerine havada kapsama hizmetini başlatıyor.


Eylül ayının başında yürürlüğe girecek anlaşmayla birlikte tüm faturalı Turkcell aboneleri, ONAIR’in anlaşmalı olduğu havayolu şirketlerinin uçaklarında ses ve data servislerinden yararlanarak yüksek kalitede GSM ve GPRS uluslararası dolaşım (roaming) hizmeti alacak.


Özellikle uzun seyahatleri tercih edenler ve işadamları için büyük önem ifade eden bu uygulamayla Turkcell faturalı hat aboneleri, farklı GSM şebekelerine uyumlu cep telefonlarıyla hiç bir ek tanımlamaya gerek olmadan ses, SMS ve GPRS hizmetlerinden yararlanabilecek, eposta alışverişi yapıp internetten faydalanabilecek.


Havayolu şirketleri ile yaptığı anlaşmalarla uçaklarda uydu destekli kablosuz iletişim imkanı sunan uluslararası İsviçre operatörü ONAIR’ın, uluslararası dolaşım (roaming) ortaklığını gerçekleştirdikleri ilk Türk GSM operatörü Turkcell oldu. Böylelikle Turkcell’in uluslararası dolaşım (roaming) ortaklarının sayısı da 195 ülkede 560 şebekeye ulaştı.


Şu an itibariyle Air France ile A318 tipi uçaklar için anlaşma yapan ONAIR, önümüzdeki günlerde diğer havayolu şirketleri ile de ortaklık kurmak üzere çalışmalarını hızla sürdürüyor.


Uçağın içine entegre edilen bir baz istasyonu ile çalışan sistem, yüksek güç frekansını dengelediği için sağlık ve güvenlik açısından hiçbir sakınca doğurmuyor. ONAIR, geliştirdiği yeni baz istasyonu teknolojisi ile uçaklarda bugüne kadar teknik olarak mümkün olamayan yüksek güç frekansını en alt düzeye indirmeyi başararak, kabin içerisinde güvenli bir şekilde mobil iletişim hizmeti sunuyor.



İstanbul un Tanıtımına Google el Atacak



Arama motoru Google, İstanbul’un tanıtımı için İstanbul.com ile işbirliği anlaşması imzaladı.


İşbirliğinin ilk adımı olarak, Gmail alt yapısıyla İstanbul tutkunlarına sunulacak ücretsiz “@istanbul.com” uzantılı e-posta servisi olacak. Bu, Google operasyonları içinde bir kentin adına özel olarak sunulan ilk e-posta olma özelliği taşıyor.


Google Türkiye Pazarlama Direktörü Mustafa İçil, tarihi, kültürel mirası, ekonomisi ve turizm potansiyeli ile İstanbul markasının değerini vurguladı, Google olarak İstanbul.Com portalı aracılığıyla İstanbul markasına destek vermekten mutluluk duyduklarını dile getirdi.


İçil, bu projenin Google için İstanbul’un ve Türkiye’nin ne kadar büyük bir önem ve potansiyel taşıdığının en somut göstergesi olduğunu söyledi.


Türkiye’de arama motoru pazarında yüzde 90 pazar payına sahip olduklarını belirten İçil, Google olarak en hızlı arama motoru olmayı ve arandığı zaman ilk sayfada en doğru sonucu getirmeyi amaçladıklarını ifade etti.


İstanbul.Com Genel Müdürü Canan Erdoğan ise bu hizmetin 2010 Avrupa kültür başkenti seçilen İstanbul’un tanıtımında büyük bir rol oynadığını vurguladı.


Şu anda yıllık 1 milyon kullanıcıları bulunduğunu ve yılda 3 milyon kullanıcı hedeflediklerini belirten Erdoğan, “Bu yolda Google ile çalışmak bizi çok heyecanlandırıyor. Blogger, Google Calender, Google Maps, YouTube ve G Talk gibi Google servisleri tarafından desteklenen uygulamaları da en kısa sürede İstanbul.com kullanıcıları için hayata

geçireceğiz” diye konuştu.


Hemen @istanbul.com uzantılı e-posta adresinizi almak için buraya tıklayın.




(ntvmsnbc)